Endometriozis tedavisi

Endometriozis Tedavisi Nedir?

Endometriozis Tedavisi Nedir?

Endometriozis, kadınların üreme sistemini etkileyen bir sağlık sorunudur. Bu durumda, rahim iç tabakası olan endometrium, rahim dışında, genellikle karın içinde bulunan diğer organlarda büyümeye başlar. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak tarafından sunulan uzman bakış açısıyla bu makalede, endometriozisin ne olduğunu ve etkili tedavi seçeneklerini detaylı bir şekilde ele alacağız.

I. Endometriozis Nedir?

Endometriozis, kadınların üreme çağında sıkça görülen, ancak sıklıkla teşhis edilemeyen bir durumdur. Rahim iç tabakası olan endometriumun, rahim dışında, genellikle karın içinde, yumurtalıklar, bağırsaklar veya mesane gibi organlarda büyümesiyle karakterizedir. Bu durum, adet dönemlerinde ağrı, pelvik ağrı, adet düzensizlikleri ve kısırlık gibi çeşitli semptomlara neden olabilir.

Endometriozisin tam olarak neden ortaya çıktığı bilinmemekle birlikte, genetik faktörler, bağışıklık sistemi sorunları ve retrograd menstrüasyon gibi çeşitli faktörlerin etkileşimi sonucunda gelişebileceği düşünülmektedir.

Endometriozis tedavisiII. Endometriozis Tedavisi:

Endometriozisin etkili bir şekilde tedavi edilebilmesi için erken teşhis ve bireysel bir tedavi planı oluşturmak önemlidir. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak, endometriozis tedavisinde uzmanlaşmış bir hekim olarak, hastalarına en uygun tedavi seçeneklerini sunmaktadır.

  1. İlaç Tedavisi:

    Endometriozisin semptomlarını yönetmek ve hastalığın ilerlemesini durdurmak için kullanılan ilaçlar bulunmaktadır. Hormonal tedaviler, adet döngüsünü düzenleyerek endometrial dokunun büyümesini kontrol altına almaya yardımcı olabilir.

  2. Cerrahi Müdahale:

    Endometriozisin ciddi vakalarında veya kısırlık sorunu yaşayan hastalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Laparoskopi yöntemiyle gerçekleştirilen cerrahi işlemler, etkilenen dokuların çıkarılmasını veya rahim içine yerleşen kistlerin temizlenmesini içerebilir.

  3. Fertilite Tedavisi:

    Endometriozis, kısırlık sorunlarına neden olabilir. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak, endometriozis tedavisi sırasında hastalarına fertilite (doğurganlık) tedavisi seçenekleri sunmaktadır. Bu tedaviler arasında tüp bebek (IVF) gibi yöntemler bulunmaktadır.

III. Endometriozis Tedavisi ve Dr. Deniz Güleryüz Çakmak’ın Yaklaşımı:

Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak, endometriozis tedavisinde kişiye özel bir yaklaşım benimsemektedir. Her hasta için uygun olan tedavi planını belirlemek için detaylı bir değerlendirme yapmaktadır. Ayrıca, hastalarına tedavi sürecinde destek sağlayarak, fiziksel ve duygusal iyilik hallerine odaklanmaktadır.

IV. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak’ın Uzmanlığı:

Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak, endometriozis tedavisi konusunda geniş bir deneyime sahiptir. Kendisi, güncel tıbbi gelişmeleri takip ederek hastalarına en etkili ve yenilikçi tedavi seçeneklerini sunmaktadır. Ayrıca, endometriozis tedavisi sürecinde hasta-doktor iletişimine büyük önem veren bir hekimdir. Hastalarıyla açık bir iletişim kurarak tedavi planını anlamalarını ve kendilerini konforlu hissetmelerini sağlamaktadır.

Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak’ın endometriozis tedavisi konusundaki başarısı, birçok hasta tarafından tanınmaktadır. Kendisi, multidisipliner bir yaklaşım benimseyerek, endometriozis tedavisi sürecinde diğer uzmanlarla işbirliği yapmaktadır. Bu, hastaların tıbbi ihtiyaçlarına daha kapsamlı bir şekilde yanıt verilmesini sağlar.

V. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak’ın Web Sitesi ve İletişim Bilgileri:

Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak’ın resmi web sitesi, endometriozis ve diğer kadın sağlığı konularında bilgi almak, randevu talebinde bulunmak veya uzman görüşü almak isteyen hastalar için bir kaynaktır. Web sitesi üzerinden sağlık hizmetleri, tedavi seçenekleri ve Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak’ın uzmanlık alanları hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Endometriozis, kadınların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bir durumdur. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak’ın uzmanlığı ve bireysel tedavi yaklaşımı, hastalarına etkili bir şekilde yardımcı olmaktadır. Bu nedenle, endometriozis semptomlarından muzdarip olan bireylerin Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak ile iletişime geçerek uzman görüşü alması önemlidir.

rahim ağzı kanseri aşısı

Rahim Ağzı Kanseri Aşısı

Rahim Ağzı Kanseri Aşısı

Merhaba, ben Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak. Bu yazıda, günümüzde önemli bir sağlık sorunu olan rahim ağzı kanserine karşı geliştirilen aşıların etkisi ve önemi üzerine derinlemesine bir inceleme yapacağım. Rahim ağzı kanseri, özellikle genç kadınları etkileyen ciddi bir hastalık olup, aşılama ile bu riski azaltmak mümkündür.

Rahim Ağzı Kanseri Nedir?

Rahim ağzı kanseri, rahim ağzındaki hücrelerin anormal bir şekilde büyümesi sonucu ortaya çıkan bir kanser türüdür. Genellikle insan papillomavirüsü (HPV) adı verilen bir virüsün neden olduğu bilinmektedir. HPV, cinsel temas yoluyla bulaşabilen bir virüstür ve kadınların %99’u hayatlarının bir döneminde bu virüsle karşılaşır.

Rahim Ağzı Kanseri Aşısı Nedir?

Rahim ağzı kanseri aşısı, genellikle HPV’nin neden olduğu enfeksiyonlara karşı koruma sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Bu aşılar, virüsün yayılmasını önleyerek rahim ağzı kanseri riskini azaltmaya yardımcı olur. Temel olarak, HPV aşıları, virüsün yaygın olan belirli tiplerine karşı koruma sağlar.

HPV Aşılarının Çeşitleri

Günümüzde, farklı tiplerde HPV aşıları bulunmaktadır. Bu aşılar, genellikle belirli HPV tiplerine karşı koruma sağlar. Örneğin, Gardasil 9, rahim ağzı kanserinin yanı sıra genital siğilleri de önleyebilen geniş bir koruma sağlar. Diğer aşılar da benzer şekilde belirli HPV tiplerine karşı etkilidir.

HPV Aşılarının Etkinliği ve Güvenilirliği

Yapılan klinik çalışmalar, HPV aşılarının etkili ve güvenli olduğunu göstermektedir. Aşılar genellikle genç yaşlarda uygulandığında daha etkili olmaktadır. Bu nedenle, aşılama programları genellikle ergenlik döneminde başlamakta ve genç kadınları rahim ağzı kanserine karşı korumaktadır.

Rahim Ağzı Kanseri Aşısı ve Toplum Sağlığı

Rahim ağzı kanseri aşıları, bireylerin yanı sıra toplum sağlığını da olumlu yönde etkileyebilir. Toplumda aşılama programlarının uygulanması, HPV enfeksiyonlarının ve dolayısıyla rahim ağzı kanseri vakalarının azalmasına katkı sağlar. Bu da sağlık sistemine ve ekonomiye önemli bir yükü azaltabilir.

Rahim Ağzı Kanseri Aşısı ve Cinsel Sağlık Eğitimi

Rahim ağzı kanseri aşılarıyla birlikte cinsel sağlık eğitimi de büyük bir önem taşır. Bu aşılar, sadece bireyleri değil, aynı zamanda toplumu da bilinçlendirmek açısından önemlidir. Gençlerin cinsel sağlık konusunda bilgili olmaları ve korunma yöntemlerini bilmeleri, rahim ağzı kanseri riskini azaltmada etkili olabilir.

Rahim Ağzı Kanseri Aşısı: Geleceğe Yönelik Umutlar ve Öneriler

Rahim ağzı kanseri aşıları, sağlık alanındaki başarı hikayelerinden biridir ancak bu alanda daha da ilerlemek ve toplumun genel sağlığını iyileştirmek için birkaç önemli adım atılabilir.

1. Aşılama Programlarının Yaygınlaştırılması: Rahim ağzı kanseri aşısının yaygınlaştırılması, toplumun genel sağlığını iyileştirmek adına temel bir adımdır. Aşıların genç yaşlarda uygulanması, enfeksiyon riskini azaltabilir ve uzun vadede kanser vakalarının önüne geçebilir. Sağlık kuruluşları ve eğitim kurumları, bu aşıları destekleyen programları daha geniş kitlelere ulaştırmak için iş birliği yapmalıdır.

2. Cinsel Sağlık Eğitimi: Rahim ağzı kanseri aşılarıyla birlikte cinsel sağlık eğitimi de önemlidir. Gençler, cinsel sağlıkları hakkında doğru ve güvenilir bilgiye erişim sağlamalıdır. Eğitim programları, korunma yöntemleri, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ve aşıların önemi konularında kapsamlı bilgiler sunmalıdır.

3. Erken Tanı ve Takip: Rahim ağzı kanseri aşıları, hastalığın önlenmesinde etkili bir araç olabilir ancak düzenli sağlık kontrolleri ve erken tanı da önemlidir. Kadınlar düzenli olarak jinekolojik muayeneler ve smear testleri yaptırmalıdır. Erken teşhis, tedavi şansını artırabilir ve hastalığın ilerlemesini engelleyebilir.

4. Bilimsel Araştırmalara Yatırım: Rahim ağzı kanseri ve HPV ile ilgili bilimsel araştırmalara yapılan yatırımlar, yeni aşıların geliştirilmesi ve mevcut aşıların etkinliğinin artırılması açısından kritiktir. Bilim dünyası, bu alandaki gelişmeleri takip ederek, daha etkili ve kapsamlı aşılar konusunda çalışmalara devam etmelidir.

Sonuç: Sağlıklı Bir Toplum İçin Birlikte Çalışma

Rahim ağzı kanseri aşıları, toplum sağlığını iyileştirmek ve kadınların yaşam kalitesini artırmak adına önemli bir adımdır. Ancak, bu süreçte bireyler, sağlık profesyonelleri, eğitim kurumları ve devlet kurumları arasında güçlü bir iş birliği gereklidir. Bilinçli bir toplum oluşturmak için cinsel sağlık eğitimi ve düzenli sağlık kontrolleri gibi önlemlerle birleştirilen rahim ağzı kanseri aşıları, sağlıklı bir geleceğe yönelik umutları güçlendirecektir.

Unutmayalım ki, sağlık bireyin ve toplumun ortak sorumluluğudur. Rahim ağzı kanseri aşıları, bu sorumluluğun bilinciyle birlikte daha geniş kitlelere ulaşarak, sağlıklı ve bilinçli bir toplum oluşturmamıza yardımcı olacaktır.

Rahim ağzı kanseri aşıları, modern tıbbın önemli bir başarısıdır. Bu aşılar, HPV enfeksiyonlarının ve rahim ağzı kanseri vakalarının azaltılmasına katkı sağlar. Ancak, aşılama programlarının etkinliği için düzenli olarak uygulanması ve genç yaşlarda başlaması önemlidir.

Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak olarak, rahim ağzı kanseri aşıları konusunda bilinçlenmenin ve toplumun genel sağlığının artırılmasının önemini vurgulamaktayım. Sağlıklı bir toplum için düzenli sağlık kontrolleri ve bilinçli bir yaşam tarzı benimsemiş olmak, rahim ağzı kanseri gibi ciddi sorunlardan korunmada kilit bir rol oynar.

polikistik over sendromu

Polikistik Over Sendromu ve Hamilelik Üzerindeki Etkileri

Polikistik Over Sendromu ve Hamilelik Üzerindeki Etkileri

Merhaba sevgili okuyucular, ben Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak. Bugün sizlere, kadın sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahip olan Polikistik Over Sendromu’nun hamilelik üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde anlatmak istiyorum. Bu konuda edindiğim deneyimlerle, bilimsel verilerle desteklenmiş bir bilgi sunacağım.

Polikistik Over Sendromu Nedir?

Öncelikle, Polikistik Over Sendromu‘nun ne olduğunu anlamak önemlidir. PCOS, kadınlarda hormonal dengenin bozulması sonucu oluşan bir durumdur. Bu sendrom, genellikle adet düzensizlikleri, kistlerin oluşumu, ve hormonal değişikliklerle kendini gösterir. Polikistik Over Sendromu olan kadınlarda, yumurtalıklar normalden daha büyük ve üzerlerinde küçük kistler bulunabilir.

Polikistik Over Sendromu ve Fertilite (Üreme Yeteneği)

PCOS, fertilite üzerinde doğrudan etkisi olan bir durumdur. Bu sendrom, yumurtalıkların normalde olması gereken şekilde çalışmasını engelleyebilir. Adet düzensizlikleri, düzensiz ovülasyon (yumurta atımı), ve kistlerin oluşumu, hamilelik şansını azaltabilir. Ancak, tedavi edildiğinde ve takip edildiğinde, birçok kadın sağlıklı bir gebelik yaşayabilir.

Polikistik Over Sendromu ve Gebelikteki Riskler

Polikistik Over Sendromu olan kadınlar, gebelik sürecinde bazı ek risklerle karşılaşabilirler. Bu riskler arasında gestasyonel diyabet, preeklampsi (yüksek tansiyon ve organ hasarı), erken doğum ve düşük kilolu bebek doğumu bulunmaktadır. Bu nedenle, PCOS olan hamile kadınlar özellikle dikkatli bir takip ve tedavi sürecinden geçmelidir.

PCOS ve Gebelikteki Tedavi Yaklaşımları

PCOS olan kadınların gebelik sürecinde başarılı bir sonuç elde etmeleri için birtakım tedavi yaklaşımları mevcuttur. Bu yaklaşımlar arasında ovülasyon indüksiyonu, hormonal tedaviler ve yaşam tarzı değişiklikleri yer almaktadır. Tedavi sürecinde Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak’ın uzmanlığından faydalanmak, Polikistik Over Sendromu’na yönelik etkili bir tedavi planının oluşturulması açısından büyük önem taşır.

polikistik over sendromuPolikistik Over Sendromu ve Gebelikteki Özel Durumlar

Gebelik sürecinde PCOS taşıyan kadınlar, bazı özel durumlarla karşılaşabilirler. Bu durumlar, hem anne adayının hem de bebeğin sağlığı açısından dikkat gerektiren noktalardır.

  1. Gestasyonel Diyabet Kontrolü: PCOS olan kadınlar, gebelik sürecinde gestasyonel diyabet riski altında olabilirler. Bu nedenle, gebelik öncesinde ve süresince düzenli kan şekeri takibi ve gerekirse insülin tedavisi gerekebilir. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak, hastalarına özel bir diyabet yönetim planı oluşturarak, sağlıklı bir gebelik için gerekli adımları atar.
  2. Preeklampsi Riski: Yüksek tansiyon ve organ hasarıyla karakterize edilen preeklampsi, Polikistik Over Sendromu taşıyan kadınlarda daha sık görülebilir. Bu durum, düzenli tansiyon takibi ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilir. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak, gebelik sürecinde preeklampsi riskini en aza indirmek için kişiselleştirilmiş bir tedavi planı sunar.
  3. Erken Doğum Riski: PCOS, erken doğum riskini artırabilir. Bu nedenle, gebeliğin başlangıcından itibaren düzenli takip ve gerekirse erken doğum önleme stratejileri uygulanmalıdır. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak, erken doğum riskini azaltmak için hastalarına özel bir takip planı oluşturur ve gerekli tedbirleri alır.

PCOS ve Sağlıklı Bir Gebelik İçin Bilinçli Adımlar

PCOS, hamilelik sürecinde dikkat gerektiren bir durumdur ancak uygun tedavi ve takip ile başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak’ın uzmanlığı, Polikistik Over Sendromu’na sahip olan kadınların gebelik sürecini daha güvenli ve sağlıklı bir şekilde geçirmelerine yardımcı olabilir.

Unutmayın, her kadının durumu farklıdır ve bireysel bir tedavi planı oluşturmak, sağlıklı bir gebelik için önemlidir. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak, bu süreçte hastalarına destek olmak ve en uygun tedaviyi sunmak adına burada. Sağlıklı bir gebelik dilerim!

Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak ve Polikistik Over Sendromu Tedavisi

Ben, Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak olarak, Polikistik Over Sendromu tedavisi konusunda geniş bir deneyime sahibim. Her hasta için bireysel bir tedavi planı oluşturarak, gebelik sürecinde sağlıklı bir anne ve bebek için en uygun koşulları sağlamaya çalışıyorum. Uyguladığım tedavi yöntemleri, bilimsel verilere dayanmakta olup, her hasta için özelleştirilmiş bir yaklaşımı içermektedir.

Sonuç olarak;

PCOS, hamilelik üzerinde etkisi olan ancak uygun tedavi yaklaşımlarıyla başarıyla yönetilebilen bir durumdur. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak’ın deneyimi ve uzmanlığı, Polikistik Over Sendromu’na sahip olan kadınların gebelik sürecinde daha bilinçli ve sağlıklı kararlar almasına yardımcı olabilir. Sağlıklı bir gebelik süreci ve sağlıklı bir bebek için uzman bir doktordan destek almak her zaman önemlidir.

Unutmayın, sağlıklı bir gebelik için düzenli doktor kontrolleri ve uzman tavsiyeleri hayati öneme sahiptir. Sağlıklı günler dilerim!

endometriozis-nedir

Endometriozis Nedir?

Endometriozis, rahim iç duvarını oluşturan endometrium tabakasının rahim dışında yumurtalıklarda, fallop tüplerinde veya karın boşluğunda bulunması durumu olarak tanımlanır. Bu hastalık genellikle karnın alt bölgelerinde görülmektedir. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 5-10’unda görüldüğü tahmin edilen endometriozis, kısırlığın en önemli sebepleri arasında yer almaktadır. Hamile kalamayan kadınların ise yüzde 25-30’unda görülen endometriozis, tedavi edilmemesi durumunda olumsuz tablolara neden olabilmektedir. Endometriozis yumurtalıklarda yerleşirse(çikolata kisti) yumurtaların kalitesini ve ayrıca fallop tüplerinin işleyişini olumsuz yönde etkiler ve karın boşluğunun iç kısmında yapışıklığa neden olur. Bu hastalık, belirtiler hafife alındığı için kısırlık ortaya çıkana kadar genellikle fark edilmez. Endometriozis teşhisinin tek kesin yolu laparoskopik yöntemle göbek deliğinden girilerek kamera ile karın içine bakılması ve patoloji ile tanı konulmasıdır.

ENDOMETRİOZİs BELİRTİLERİ NELERDİR? 

  • En sık görülen bulgusu adet sancısı
  • Karnın alt bölgesinde kronik ağrı
  • Cinsel ilişki sırasında şiddetli ağrı
  • Büyük tuvalete çıkarken zorlanma ve ağrı
  • Çocuk sahibi olmada sıkıntı
  • Ara kanama gibi adet düzensizlikleri

ENDOMETRİOZİS NEDEN OLUR? 

Endometriozisin kesin nedeni net olarak bilinmemektedir. Birkaç teori olmakla birlikte bu teorilerden hiçbiri tek başına tüm endometriozis vakalarını açıklayamamaktadır. Endometriozisi açıklamaya çalışan teorilerden genetik faktörler önemli olmakla birlikte en önemli neden:

Kadınlarda adet başladığında rahim iç tabakası olan endometriumun yüzeyel kısmı dışarı atılırken aynı tabaka tüplerden karın boşluğuna dökülebilmektedir. Bağışıklık sistemi sağlıklı olan kadınlarda karın boşluğuna dökülen bu kan ve endometrial dokular temizlenirken, bazı kadınlarda temizlenemez ve tüplere, yumurtalıklara, bağırsağa, idrar torbasına veya karın boşluğundaki diğer organlara yerleşir. Bu bölgelerde inflamasyon dediğimiz savunma hücrelerinin göçüne neden olur. Hastalığın ilerleyen döneminde kanamalar, doku iyileşmeleri ve karın içinde yapışıklıklar ortaya çıkabilir. Yumurtalıkların içinde oluşan endometriozis odakları her adet döneminde hormonların etkisi ile yumurtalıkların içine de kanar, endometrioma olarak bilinen lezyonlara neden olur. Yumurtalık içinde biriken kan zamanla kahverengiye dönüşür ve çikolataya benzediği için de halk arasında bu kistler çikolata kisti olarak adlandırılır.

ENDOMETRİOZİS TEŞHİSİ NASIL KONULUR? 

Endometriozisin kesin tanısı, bu dokuların laparoskopik cerrahi olarak çıkarılması ve patoloji uzmanları tarafından mikroskobik olarak görülmesi ile konulmaktadır. Çikolata kistleri ultrason ile de görülebilir. Ayrıca derin infiltratif endometriozisin tanısında ve cerrahi planlamasında manyetik rezonans görüntüleme yani MR değerli bir yöntemidir.

Ön tanı için hastanın detaylı öyküsü, belirtileri oldukça önemlidir. Hasta öyküsünden elde edilen, sonradan başlayan adet ağrıları, karın alt bölgelerinde ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı, kendiliğinden çocuk sahibi olamama, büyük tuvaletin yapılması sırasında ağrı, kanlı idrar ya da kanlı dışkılama gibi bulgular hastalığın belirlenebilmesi için önem taşımaktadır.

ENDOMETRİOZİS TEDAVİSİ NASIL OLUR? 

Endometriozis tedavi edilebilir bir hastalıktır ancak kesin çözümü yoktur. Tedavi hastanın hangi şikayetlerinin ön planda olduğuna, çocuk istemi olup olmamasına ve muayene bulgularına göre bireyselleştirilmelidir. Bekleme-gözlem tedavisinden, ilaç tedavisine, yardımcı üreme tekniklerinden cerrahiye kadar geniş bir yelpazede tedavi uygulanabilmektedir. Adet dönemlerinde görülen ağrı ve krampları hafifletmek için nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar reçete edilebilir.

Ağrısı ön planda olan endometriozisli kadınlar medikal tedaviden fayda görebilirken, ilerlemiş vakalarda, üremeye yardımcı tekniklerin başarısız olduğu çocuk istemi olan kadınlarda cerrahi tedavi gündeme gelebilmektedir.

Eğer kişi belirli bir süredir gebe kalamama şikayeti ile başvuruyorsa ilk aşamada aşılama ve tüp bebek gibi yardımcı üreme tekniklerinden yararlanılmaktadır. Tüp bebek tedavisi gibi üremeye yardımcı yöntemler uygulanan hastaların bir kısmı gebe kalabilmektedir. Bu tedavilerden yanıt alınamaması halinde ise cerrahi olarak hastalığın temizlenmesi yoluna gidilmelidir. Cerrahi yöntemde; laparoskopik cerrahiyle çikolata kistlerinin çıkartılması, yapışıklıkların açılması, tüplerin normal anatomisine getirilmesi ya da tedaviye rağmen şiddetli ağrıları olan derin infiltratif endometriozis vakalarında nodüllerin çıkarılması gündeme gelmektedir. Ultrason ya da MR’da şüpheli görünüm saptanması durumunda o yumurtalık ve tüpün alınması gündeme gelebilmektedir. Bu hastalarda standart bir yaklaşım olmayıp tedavi her hasta için bireyselleştirilmelidir.

Endometriozis ve İnfertilite

Gebe kalma problemi yaşayan kadınların yüzde 25-30 unda endometrıozis neden olarak görülür. Endometriozis; üreme organlarında yapışıklıklar oluşturarak, yumurtanın tüpler aracılığı ile rahim içine ulaşmasını engelleyebilmektedir. Bazen de tüplerin ucunu tıkayarak yani ‘tubal tıkanıklığa’ yol açarak gebeliği önleyebilmektedir. Endometriozisin, endometrioma  denilen çikolata kisti oluşturma ihtimali de bulunmaktadır. Bu kistler yumurtalıklara yerleşerek, sağlıklı bir yumurtlama olmasını engelleyebildiği gibi yumurta rezervini azaltarak gebelik şansını da düşürebilmektedir. Endometriozis odaklarından salgılanan sitokinler ile hormonal faktörler ise embriyo gelişimini ve tutunmasını olumsuz etkileyebilmektedir. Ancak kişi yine normal yollarla gebe kalamazsa, tüp bebek denenebilmektedir.

Endometriozis kısaca şunlara neden olabilmektedir:

  • Over rezervi dediğimiz yumurtalıklarda bulunan yumurta sayısını azaltmaktadır.
  • Yumurtlama fonksiyonunu bozmaktadır.
  • Tüplerde tıkanıklığa yol açarak sperm ve yumurtanın birleşmesini engelleyebilmektedir.
  • Spermleri öldüren doğal toksinler üretmektedir.
  • Embriyonun rahim içerisine tutunmasını engellemektedir.

Derin endometriozis nedir?

Üreme çağındaki kadınlarda sık görülen endometriozis hastalığının özel bir tipi olan “derin infiltratif endometriozis”, bazen şiddetli ağrıyla kendini gösteriyor bazense hiç belirti vermeden sessizce ilerleyebilmektedir.. Endometriozisin, vajen ile rektum arasındaki rahmin bağları, bağırsak, idrar torbası, idrar kanalları ve karın zarının derinlerine yayılması olarak tanımlanan “derin infiltratif endometriozis” sorunu sadece kadın hastalıkları alanını değil, genel cerrahi, üroloji, gibi alanları da ilgilendiren, multidisipliner yaklaşım gerektiren bir hastalıktır

ÇİKOLATA KİSTİ NEDİR?

Çikolata kisti kadınların yumurtalıklarında yer alan her adet kanamasında kendi içine kanayarak büyüyen bir kist türüdür. Çikolata kistlerinin bu ismi almasının sebebi içinde biriken adet kanının bir süre sonra gerçekten çikolata gibi, biraz daha akışkan hale gelmesi ve renginin kahverengiye dönmesidir. Bu kistlerin adı endometriomadır. Tanısı çok büyük oranda ultrasonla konulur. Kanda ca125 düzeyi genelde bakılmaktadır ancak yumurtalık tümörü ile ayrımında bize çok yardımcı olamamaktadır.

Çikolata kisti tedavisi kişiye göre değişmektedir. Genç, çocuk istemi olmayan kadınlarda çikolata kistlerinin büyümesi doğum kontrol haplarıyla baskılanabilir. Çocuk istemi olan kadınlarda kendiliğinden gebe kalınamıyorsa aşılama, tüp bebek gibi üremeye yardımcı teknikler uygulanması gerekebilir. Bu tedavilere rağmen gebe kalamayan kadınlarda, büyük kistleri olan ve bu nedenle torsiyon veya rüptür riski artmış kadınlarda ameliyat gerekebilir. Bu hastalarda altın standart tedavi laparoskopik cerrahi ile kistin duvarının tamamen çıkarılmasıdır. Tamamen çıkarılamadığı takdirde tekrarlama ihtimali artmaktadır.  Özellikle 40 yaşın üzerinde endometrioma zemininde kanser gelişim riski arttığından daha ayrıntılı değerlendirme ve gerektiğinde MR gibi görüntüleme yöntemlerine başvurmak gerekebilmektedir. Şüpheli bir lezyon varlığında o yumurtalık ve tüpün alınması gerekebilmektedir.

TÜPBEBEK TEDAVİSİ

Tüp bebek tedavisi ve aşılama gibi üreme yöntemleri veya konservatif ameliyat gibi yöntemlerle anne adaylarının hamile kalınmasına yardımcı olunabiliyor ve doğurganlık oranı % 15’lere kadar yükselebiliyor. Eğer endometriozis hastalığı tedavi edilmezse doğurganlık oranı % 2 ila 3 arasında değişebiliyor.

Tüp bebek tedavisi özellikle genç yaşlarda %50 ila 60 oranında anne adaylarının hamile kalma şansını artıyor. Endometriozis hastalığı nedeniyle uygulanacak olan tedavi anne adayının yaşı, sahip olduğu hastalıkları ve doğurganlık faktörleri belirliyor. Hekimin de uygun gördüğü tedavi yöntemlerinden ilaç, aşılama, ameliyat ve tüp bebek tedavisi gibi yöntemlerle endometriozis hastalığı tedavi edilebiliyor.